GEL MUTFAKTAYIM

12/5/2008

AYVALIK TOSTU

Ayvalık tostu, tadını büyükçe kesilen özel ekmeğinden alan bir yiyecek. Büyükşehirlerde bu isimle satılır fakat ekmeğinin Ayvalık'ta üretilen undan yapılmış olması gerekir çünkü tadını özel unundan alır.
Ekmeği fırından ayrıca alınabilir, bozulmaya karşı dayanıksızdır buzdolabında muhafaza edilmelidir. Ayvalık'ta her köşebaşında bulunabilir. İçine bilinen tost ekmeği çeşitlerinde olduğu gibi damak tadına uygun çeşitli tost malzemeleri konulabilir. Genellikle sosis, sucuk, kaşar, turşu, mayonez, ketçap malzemeli karışık olanı tercih edilir, malzemesinin bol olması belirgin özelliğidir
.
Not resim görsellik içindir

19/3/2008

MOZAİK PASTA

MALZEMELER:

  • 1 su bardağı un
  • 1.5 su bardağı şeker
  • 4 yemek kaşığı kakao
  • 1 kg süt
  • 1 yemek kaşığı margarin
  • 1 yumurtanın sarısı
  • 2 paket sade pötibör bisküvi
  • yarım su bardağı hindistan cevizi

YAPILIŞI:

 Tencereye un, şeker ve kakaoyu koyup karıştırın. (sütü karıştırmadan eklerseniz un topaklaşır.)

 Sütü ve margarini ilave edip devamlı karıştırarak muhallebi kıvamına gelene kadar pişirin.

 inmesine yakın yumurta sarısını ekleyip karışıma iyice yedirin.

 1 bisküviyi sosa batırıp dikdörtgen bir borcama diklemesine yerleştirin. önüne sosa batırmadığınız bir bisküvü koyun. sade bisküvinin önüne tekrar sosa batırılmış bisküvi ekleyin. hepsini bu sıra ile yerleştirin. kalan sosu pastanızın etrafına sürün. pastanız soğuduktan sonra üzerine hindistan cevizi serpin ve verev keserek servis yapın.

19/3/2008

YENİBAHAR

Jamaika, Meksika ve Honduras'ta yetiştirilen yenibahar, Pimenta bitkisinin olgunlaşmamış meyvesinin kurutulmasıyla elde edilir. Kurutulmayan bu meyve ezilerek veya toz halinde kullanılır. Yenibahar, kokulu ve hafif acı bir baharattır. Tadı ve kokusu karanfil, tarçın ve hintcevizini andırır. Serin, karanlık ve kuru yerlerde saklanmalıdır. Yenibahar, Christof Colomb tarafından Karayipler'de bulunmuştur. Colomb, daha önce hiç karabiber görmediği için yenibaharı karabiber zanneder. Böylece bulduğu bu yeni bitkiyi İspanya'ya götürür ve baharat burada İspanyolca biber anlamına gelen “pimienta” adını alır. Baharat ticareti yapanlar arasında “pimento” adı sıkça kullanılmaktadır. II. Dünya Savaşı'ndan önce, şu anda olduğundan daha çok yenibahar tüketilmekteydi. Savaş sırasında çok sayıda Yenibahar ağacının kesildiğinden baharatın üretimi hiçbir zaman eskisi kadar çok olamamıştır. Günümüzde yılda 500 ton yenibahar tüketilmektedir.

Nerelerde kullanılabilir?
Gerek tatlı gerek tuzlu yiyeceklerde kullanılabilir. Kekler, kurabiyeler, çaylar, köfte ve hamburgerler baharatın kullanıldığı bazı yerlerdir. Ayrıca yemek endüstrisinde ketçap, turşu ve sosislerde kullanılır. Yenibaharın, sindirim problemlerine iyi geldiği belirtilmektedir. Ayrıca köri sosunun içinde de kullanılmaktadır. Dolma ve iç pilavda özellikle kullanılmaktadır

19/3/2008

YILDIZ ANASON

Yıldız anason (Illicium verum) veya Çin anasonu, yıldız biçiminde meyvesi olan, tadı anasona benzeyen ve ana vatanı Güney Batı Çin olan bir bitkidir.

Olgunlaşmadan hemen önce toplanan meyvelerinin Çin, Hint ve Endonezya mutfaklarında geniş kullanımı vardır.

Yıldız anason, anason bitkisi ile yakın akraba olmamasına karşın anasona tadını veren anetol içerir. Anason'dan daha ucuz olması sebebi ile anasonun yerine kullanımı yaygınlaşmıştır. Örneğin Galliano ve Sambuca içkilerinin yapımında anasonun yerine kullanılır.

19/3/2008

YABAN TURPU

YABAN TURPU

Hardal ailesinden bir bitkiden elde edilen yabanturpu acı, keskin bir tada sahiptir. Toz halinde kullanılır. Serin, kuru ve karanlık yerlerde muhafaza edilmelidir. 13. yüzyılda Batı Avrupa'da uyarıcı, baharat ve sindirim rahatsızlıklarına karşı ilaç olarak kullanılmaya başlanmıştır. 16.yüzyılda İngiltere'de kullanılmaya başlanmış ve ses kısıklıları, öksürük gibi rahatsızlıklarda kullanılmıştır.

Nerelerde kullanılabilir?
Temelde kullanıldığı yerler biftek ve balıktır. Ayrıca soslara, mayoneze, salatalara ve sandviçlere ekleyebilirsiniz.

19/3/2008

ZENCEFİL

ZENCEFİL

Zencefil, zencefil ailesinden Zingiber officinale bitkisinin yumrusal, sarı köküdür. Kök genelde kurutulup toz haline getirildikten sonra kullanılır. Hindistan ve Jamaika'da yetiştirilir. Türkiye'de genellikle seralarda yetiştirilir. Köklerinde reçine ve uçucu yağlar bulunur. Genelde Asya mutfaklarında kullanılmaktadır. Keskin bir tadı ve tatlımsı bir aroması vardır. Zencefilin kaç yaşında olduğu konusunda kimse kesin bir yorum yapamıyor çünkü zencefil ilk kez yabani bir bitki olarak bulunmuştur. Daha sonra Çinliler ve Hintliler tarafından yetiştirilmeye başlanmıştır. Baharat alışkanlığının başlamasında büyük rolü vardır. Zencefilin ismi Sanskritçede ‘boynuz şekilli' anlamındaki ‘sinabera' kelimesinden gelmektedir. Sebebi de geyik boynuzuna benzeyen şeklidir. Sakinleştiri ve hazımsızlığı önleyici özellikleri vardır.

Nerelerde kullanılabilir?
Zencefil lifli bir kök olduğundan zaman zaman eşya ve yiyecek yapımında kullanılmaktadır. Şerbet, meşrubat ve likör yapımında da kullanılmaktadır. Ayrıca meyve tartları, bazı marmelatlar, kek ve kuru bisküvilere de ilave edebilirsiniz. Çorbalar, bakliyat yemekleri, patates, pilav ve salatalara da lezzet verir. Izgara etlere de ilave edilir.

3/3/2008

Dostunuzu düşmanızı tanıyın

Diyetinizi sabote edecek 15 neden

1. Hızlı yemek
Hızlı yemek yemek kilo almanıza neden olur bu nedenle yavaş yemelisiniz. Yiyecekleri uzun süre çiğnedikten sonra yutmak, beynin vücuda giren besinleri kaydetmesine zaman tanımak anlamına geliyor. Bu şekilde tat alma duyusu da tatmin oluyor. Böylece doyduğunuzu anlamanızla, yemeye son vermeniz arasındaki zaman kısalıyor.

2. Teknoloji
Diyetlerinizin bir işe yaramamasının en büyük etkenlerinden biri hareketsiz yaşamdır. Eskiden bir arkadaşınızla görüşmek için belki de 10 ya da 15 dakika yürürken şimdi sadece mailleşerek görüşmüş kadar oluyor ya da internet üzerinden sohbet edebiliyorsunuz. Böyle olunca da hareket yerine oturmayı seçiyorsunuz.

3. Tatlandırıcılar
Kilo almamak için sürekli şeker yerine tatlandırıcı kullanıyor olabilirsiniz. Fakat yapılan araştırmalar yapay tatlandırıcıların alınan doğal kalori alımı konusunda vücudu kandırdığını ve bu nedenle de daha fazla şeker kullanma isteğini ortaya çıkardığını gösteriyor.

4. Sebzeler
Sebzelerinizi ve salata malzemelerinizi iyi yıkadığınızdan emin olmalı ve organik olarak yetiştirilmiş olanları seçmelisiniz. Hormonlu sebze ve meyvelerden uzak durmalısınız.

5. Yağ oranı düşük yiyecekler
Yağ oranı yüksek ve düşük yiyecekler arasında aslında sanıldığı kadar çok fark yoktur. Yoğurt, süt ya da peynirde bu oran önemliyken yağ oranı düşük bir kek yemekle yağ oranı yüksek olanı yemek arasında hiçbir fark yoktur.

6. Stres
Beyin, vücutta enerjinin azaldığını fark eder etmez açlık hissetmemize yol açan kimyasal maddeler salgılar. Bu kimyasal maddeleri salgılayan kısmı, aynı zamanda duyguları da kontrol eder ve sıkıldığımız veya kendimizi kötü hissettiğimizde hemen buzdolabına koşmamızın başlıca sebebi de budur.

7. Öğün atlamak
Her yemek yediğinizde metabolik hızınız iki saat içinde yüzde 20 - 30 artar fakat öğünleri atlarsanız metabolizmanız yavaşlar. Özellikle de kahvaltı yapmamak en büyük problemdir ve gece boyunca yüzde 5 yavaşlayan metabolik hızınız bir daha yemek yiyene kadar aynı hızda kalır.

8. Meyve suları
Früktoz seviyesi yüksek olan meyve suları iştahınızı açar. Bu nedenle taze meyve suyu içmek ya da meyve yemek çok daha yararlıdır.

9. Toksinler
Karaciğer vücudun yağ yakan organıdır ve eğer alkol gibi toksinlerle doluysa yakma işlemi için daha yoğun çalışarak çok enerji harcar ve yorulur. Bu nedenle içki içerken yağ ya da şekeri çok fazla tüketmemeye dikkat etmelisiniz.

10. Salata
Diyet yaptığınız için salata yemeyi tercih edebilirsiniz fakat salatayı dışarıda yiyecekseniz soslu bir salata yememelisiniz. Çünkü özel soslarla yapılan bu salataların kalori bakımında bir hamburgerden çok da farkı yoktur.

11. Doğumgününüz
Kış mevsiminde doğduysanız baştan kaybetmiş olma ihtimaliniz yüksek çünkü yapılan araştırmalar kış bebeklerinin obeziteye daha yatkın olduklarını gösteriyor. Bunun sebebi ise daha yavaş çalışan bir metabolizmaya sahip olmaları.

12. Doğum kontrol
Kadınların en büyük sorunlarından biri de doğum kontrol yöntemleri nedeniyle alınan kilolardır. Özellikle doğum kontrol hapları bazı kadınlarda iştah açarlar.

13. Uyku düzeni
Yapılan araştırmalara göre geceleri dört saatten az uyuyan kişiler daha çok uyuyanlara oranla daha fazla kilo alırlar. Çünkü yorgun bir vücut, normal günde yakılan enerjiyi yakamaz ve metabolizması yavaşlar. Bunun için her gün uykunuzu düzenli almaya dikkat etmelisiniz.

14. Evlilik
Yeni evli çiftler hep evlendikten sonra kilo aldıklarından şikâyet ederler. Bunun nedeni ise birlikte bir yaşam paylaşma sonucu herşeyi aynı anda yapma isteğidir. Fakat sözkonusu yemek olunca bu yanlıştır eşinizle aynı miktarda ya da aynı şeyleri yemeden de mutlu bir evliliğe sahip olabilirsiniz.

15. Tiroid sorunu
Sürekli yorgun hissediyorsanız, kilo almaya başladıysanız ve sürekli üşüyorsanız tiroidiniz tembelleşmiş olabilir. Bu da metabolizmanızın daha yavaş çalışmasına neden olur. Bunun için bir uzmana başvurun ve balık, fındık gibi yararlı besinler almaya dikkat etmelisiniz.

3/3/2008

KAHVALTININ GÜLÜ PEYNİR

Muzaffer Kuşhan'la Diyet Dergisi
 Buzdolabından ilk çıkarılan da, kahvaltı sofrasının vazgeçilmezi de, simit, zeytin, domates ve rakının ekürisi de odur. Diyetle başı dertte olan peynir tutkunlarına ne demeli peki? 'Kibrit kutusu' etrafında hayatı sürdürmek mayın tarlasında sınırı geçmeye benzer artık. Gerilim had safhadadır ...

Sürekli diyette olan peynir tutkunları için, 'bir kibrit kutusu kadar' sözü bir kabusun da başlangıcıdır adeta… 'Kibrit kutusu' etrafında hayatı sürdürmek mayın tarlasında sınırı geçmeye benzer artık. Gerilim had safhadadır. Kimi zaman mayınlara basmadan aşılır sınırlar. Oysa dönüşü, mayın yüklüdür sınırın. Zira, aşılmış her kibrit kutusu daha da küçülmüş kibrit kutularını beraberinde getirir; yağlısı, tuzlusu, bol kalorilisiyle, 'küçülmeyi' biraz da hak etmiştir peynir…

Evet, diyet listelerinin baş köşesine oturan peynir hayatımızın önemli bir parçası… Öyle ki, sabah güne uyanırken başlar peynirle kucaklaşmamız… Buzdolabından ilk çıkarılan da kahvaltı sofrasının vazgeçilmezi de simit, zeytin, domates ya da rakının ekürisi de odur. Böreklerin harcı, makarnanın tadı, fakirin katığı, zenginin her gün bir yenisini keşfettiği aperitifidir. Burnunu sokmadığı hiçbir sofra yok desek yeridir. Pastaya da katılır, bebek mamasına da…
İnek sütünden yapılan peynirin müptelaları ayrıdır, koyun ya da keçi sütünden yapılanlarınki ayrı...

Otlusundan kızartılmışına, çökeleğinden küflüsüne kadar, kokusu, yumuşaklığı ve sertliği, hatta rengiyle bile her zevke, her keseye hitap edebilir peynir. Söz sanatlarına da katkısı olmuş, 'peynir gemisi'nin lafla mı işle mi daha iyi yürüyeceği şeklindeki tartışmaların odağına oturmuştur.

Peynir, artık kahvaltılık bir malzeme olmaktan çıkıp, ana yemeklere girdi, şarabın tamamlayıcısı oldu. Evde yiyecek bir şey bulamadığımız zamanlarda yaptığımız makarnayı peynirle çeşnilendirdik ya da karnabaharla fırına verdik. Yani peynir, artık tüm öğünlerin ve özellikle diyetlerin ayrılmaz bir parçası oldu… Kısacası bazı tutkunları için aşkın, bazıları içinse bağımlılığın öteki adıdır peynir.

3/3/2008

EKMEK YİYEREK ZAYIFLAYIN

 Tek gıda rejimi yaparak üç günde 2 kilo verebilirsiniz. Uzmanlar diyetin sadece bir kere uygulanmasını öneriyor!

Hedef: 3 günde 1.5-2 kilo

Günlük kalori: 900 Kcal

Bu rejim tek gıda rejimi grubuna giren ve en fazla 3 gün süreyle yapılabilecek bir diyettir.

3 gün boyunca günde 10-12 dilim kızarmış ekmek yenilen bu diyette ekmeklere çok az tereyağı sürebilirsiniz. (Tek bıçak hareketi ile sürülebildiği kadar) 10-12 dilim ekmek gün boyunca istendikçe de yenebilir ancak öğün düzenine uyulması daha doğru olur. Ancak aralarda da sayıyı aşmamak kaydıyla yiyebilirsiniz.

Tek gıda rejimi olduğu için sağlık açısından sakıncalı bir diyet olup bir kereden fazla uygulanmaması kuvvetle önerilir. Bu diyette istediğiniz kadar şekersiz çay veya kahve içebilirsiniz.

Günlük menü

3 gün boyunca;

Sabah: 2-3 dilim ekmek.

Öğle: 3-4 dilim ekmek.

Akşam:3-4 dilim ekmek.

HÜRRİYET

3/3/2008

SÜTÜN YARARLARI

Dr. Muzaffer Kuşhan'la Diyet
 Süt, bebekliğimizden itibaren tüketmeye başladığımız en önemli içeceklerden biri. Çocukluktan itibaren yeterli miktarda içildiği zaman, kemiklerin gelişimi ve ileriki yaşlarda da kemiklerin erimesini önleyerek sağlığımızı korumamıza yardım eder.

SÜTÜN YARARLARI

Kemiklerin gelişimini sağlar.
Kemik erimesi ve diş eti hastalıklarına iyi gelir
Mikrobik enfeksiyonlara vücudu korur
Sinir sistemini rahatlatır
Günde yarım litre süt içen çocuklarda bir tür kemik hastalığı olan "raşitizm"i önler
Diş çürüklerini önler
Tansiyonu düşürür
Kanserin önlenmesine yardımcı olur

« Önceki ::